blog image

Beyin-Omurilik Tümörleri

Beyinde kanser nasıl oluşur?

Beyinde kanser, herhangi bir diğer dokudaki kanser gibi oluşur. Organlar dokulardan, dokular da hücrelerden oluşur. Kanser hücrelerin içinde başlar. Normal olarak hücreler gerektiği zaman büyür ve çoğalırlar. Yaşlandıkları zaman da ölürler ve yerlerine yeni hücreler gelir. Bazen bu süreç anormal bir şekilde işlemeye başlar. Bedenin ihtiyacı yokken de yeni hücreler oluşmaya başlar ve yaşlı hücreler de ölmeleri gerektiği zaman ölmezler. Bu durum o dokuda gereğinden fazla hücre birikmesine neden olur. Buna da tümör denir.

Bütün beyin tümörleri kötü huylu mudur?

Hayır. Beyin tümörleri iyi huylu da olabilir kötü huylu da... İyi huylu beyin tümörlerinde kanser hücreleri yoktur. İyi huylu beyin tümörleri:

  • Genellikle cerrahi ile çıkarılabilirler ve genellikle yeniden ortaya çıkmazlar.
  • Çevrelerindeki beyin dokusunun içine yayılım göstermezler. Ancak kitle etkisiyle bası yaparak, ilgili organda çeşitli ve bazen çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilirler.
  • Diğer organlardaki iyi huylu tümörlerin aksine, iyi huylu beyin tümörleri bazen hayatı tehdit edecek durumlara neden olabilirler.
  • İyi huylu bir beyin tümörü çok nadiren de olsa, kötü huylu bir beyin tümörüne dönüşebilir.

Kötü huylu beyin tümörleri ise:

  • Kanser hücreleri içerirler.
  • Hızla büyüyüp çevrelerindeki sağlıklı dokunun içine sızarlar.
  • Çok nadiren de olsa bazen omuriliğe hatta bedenin diğer organlarına da yayılabilirler. Bu duruma metastaz denir.

Vücudun başka bir organında oluşmuş olan bir kanser beyin tümörüne neden olabilir mi?

Evet. Bu tür kanserlere sekonder veya metastatik beyin tümörü adı verilir. Beyinde sekonder tümörler, primer beyin tümörlerinden çok daha sık görülür. Bu tür tümörler, asıl kanserli dokunun özelliklerini taşır ve aynı adı alırlar. Örneğin, akciğer ve meme kanserleri beyin metastazı yapan kanserlerdendir.

Beynin kendisinde oluşan birden çok tümör tipi mi var?

Evet. Beynin kendi dokularından oluşan, yani primer beyin tümörleri, beyin içinde köken aldıkları dokuya göre adlandırılırlar. En sık görülen primer beyin tümörleri gliomalardır. Gliomalar, glia hücrelerinden köken alırlar. Birçok glioma türü vardır:

  • Glioblastoma (Astrositoma): bu tümör, yıldız şeklindeki glia hücrelerinden köken alır. Erişkinlerde daha çok beyinde ortaya çıkarken çocuklarda beynin her üç bölümünde de görülebilirler.
  • Beyin sapı glioması: bu tümör beynin alt kısmında yer alır ve küçük çocuklarla orta yaşlı erişkinlerde daha sık görülür.
  • Ependimoma: beyin ve omurilik içindeki boşlukları döşeyen hücrelerden köken alan bu tümör daha çok çocuk ve genç erişkinlerde görülür.
  • Oligodendroglioma: çok nadir görülen bu tümör, sinirleri kaplayarak onları koruyan yağlı maddeleri salgılayan hücrelerden köken alır. Genellikle çok yavaş büyür ve çevre dokulara yayılmaz.

Glioma dışında en sık görülen beyin tümörleri şunlardır:

  • Hipofiz tümörleri: beynin tabanında yer alan hipofiz bezinde görülen bir tümördür. En sık genç erişkinlerde görülürler.
  • Medullablastoma: genellikle beyincikte ortaya çıkan bu tümör çocuklarda en sık görülen beyin tümörüdür.
  • Menenjioma: meninkslerden köken alan bu tümör genellikle yavaş büyür.
  • Akustik nöroma: iç kulakta yer alan sinir hücrelerinin etrafındaki Schwann hücrelerinden köken alan bu tümör en çok erişkin yaş grubunda görülür.
  • Kraniofarenjioma: daha çok çocuklarda görülen ve hipofiz bezinin çevresindeki dokulardan köken alan bir tümördür.
  • Germ hücresi tümörü: bu tümörlere sıklıkla 30 yaşından önce rastlanır. En sık görülen tipi germinomadır.
  • Pineal bölge tümörü: beyin ve beyincik arasında bulunan pineal bezden köken alan ve çok nadir görülen bir tümördür.

Beyin tümörü neden olur? Kimlerde daha çok görülür?

Beyin tümörlerinin neden olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Neden bazı insanlarda beyin tümörü geliştiği, diğerlerinde gelişmediği henüz kesin olarak cevaplanabilmiş bir soru değildir. Ancak araştırmalar, bir takım özellikleri olan kişilerin daha yüksek risk altında olduklarını ortaya koymuştur. Aşağıdaki risk faktörleri, bir kişide beyin tümörü gelişmesi olasılığını artırmaktadırlar:

  • Erkek cinsiyet. Genellikle beyin tümörleri erkeklerde daha çok görülmektedir. Bunun için tek istisna kadınlarda daha çok görülen menenjiomalardır.
  • Irk. Beyin tümörleri diğer bütün ırklarla karşılaştırıldığında, beyaz ırkta daha fazla görülür.
  • Yaş. Beyin tümörlerinin çoğu 70 yaşın üstündeki kişilerde görülürler. Ancak beyin tümörleri, çocukluk çağında ikinci en sık rastlanan tümörlerdir. 8 yaşın altındaki çocuklarda daha büyük çocuklara göre daha sık görülürler.
  • Aile öyküsü. Ailelerinde glioma olan kişilerde glioma gelişme olasılığı daha yüksektir.
  • İşyerinde bir takım zararlılara maruz kalmış olmak. § Radyasyon. Nükleer sanayi çalışanlarında beyin tümörü gelişmesi riski daha yüksektir. § Formaldehid. Patologlar ve çok yoğun olarak formaldehide maruz kalınan mesleklerde beyin tümörü gelişmesi riski daha yüksektir. § Vinil klorid. Plastik yapımında çalışan kişilerde vinil klorid maruziyeti olabilir. Bu kimyasal da beyin tümörü gelişmesi riskini yükseltir. § Akrilonitril. Tekstil ve plastik sanayinde çalışan kişiler akrilonitrile maruz kalabilirler. Bu maruziyet de beyin tümörü gelişmesi riskini artırır.

Şimdiye kadar yapılan araştırmalarda cep telefonlarının ve daha önceden geçirilmiş olan beyin travmalarının beyin tümörü oluşma riskinde bir değişikliğe neden olmadığı gösterilmiştir.

Beyin tümörleri vücutta ne gibi belirtilere neden olurlar?

Beyin tümörlerinin vücutta yarattığı belirtiler tümörün büyüklüğüne, tipine ve bulunduğu yere göre değişir. Tümör büyüyerek çevresindeki sinirlere ya da dokulara bası yapabilir. Bu da bası yaptığı yere göre değişik belirtilere neden olabilir. Tümöre bağlı olarak beynin sıvı toplaması (ödem) de benzer belirtilere neden olabilir. En sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Baş ağrısı (genellikle sabahları daha şiddetlidir)
  • Bulantı veya kusma
  • Konuşma, görme ya da işitmede değişiklikler
  • Denge veya yürüme bozuklukları
  • Duygudurum, kişilik bozuklukları ya da konsantrasyon güçlüğü
  • Kaslarda istem dışı kasılmalar (nöbet ya da havale)
  • Kollarda ya da bacaklarda hissizlik veya karıncalanma

Bu belirtiler beyin tümörünün dışında birçok başka nedenden dolayı da ortaya çıkabilir. Yani bu belirtilerin bulunması kesinlikle beyin tümörü olduğu anlamına gelmez. Bu belirtilerden herhangi birinin bulunması en kısa zamanda doktora başvurmak gerektiği anlamına gelir.

Beyin tümörünün tanısı nasıl konur?

Beyin tümörünü akla getiren belirtiler varsa hekim şu işlemleri yapmak isteyebilir:

  • Fizik inceleme. Hekim genel bir fizik inceleme ile genel sağlık durumu hakkında bilgi edinir.
  • Nörolojik inceleme. Hekim uyanıklık, kas gücü, bedenin eşgüdümü, refleksler ve acıya tepki durumlarını inceler. Göz dibine bakarak gözü beyine bağlayan sinir üzerinde olabilecek bir tümör basısını da belirlemeye çalışır.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT veya CT). Bu alet bilgisayara bağlı olarak kafanın bir seri fotoğrafını çeken bir röntgen makinesi olarak düşünülebilir. Bazen damardan verilen bir ilaç alınan görüntünün daha net olmasına yarar. Beyin tümörleri çekilen görüntülerde görülür.
  • MRI. Bilgisayara bağlı olan kuvvetli bir mıknatıs, bedenin içindeki bölümlerin ayrıntılı fotoğraflarını çeker. Bazen damardan verilen bir ilaç görüntülerin daha net olmasına yardımcı olur. Beyin tümörleri veya beyinle ilgili diğer sorunlar alınan görüntülerde izlenebilir.
  • Anjiyografi. Damardan verilen bir ilaç yardımı ile beyin içindeki damarlar görüntülenebilir. Çevre dokularda oluşabilecek olan tümörler bu görüntülerde izlenebilir.
  • Direkt kafa grafisi. Bazı beyin tümörleri beyin dokusu içinde veya kafatası kemiklerinde kalsiyum birikmesine neden olabilirler. Direkt grafi yardımıyla bunlar görülebilir.
  • Beyin-omurilik sıvısı incelemesi. Hekim lokal anestezi atında, bel bölgesinden, ince bir iğne aracılığıyla az bir miktar beyin-omurilik sıvısı alarak inceler. Yaklaşık yarım saat süren bu işlem sonrasında başağrısı çekmemek için hasta birkaç saat kalkmadan yatarak dinlenmelidir. Alınan sıvının incelenmesiyle kanser hücreleri görülebilir.
  • Myelografi omuriliğin grafisidir. Omurilikteki tümörleri saptamaya yarar. Omurilikten içeri bir miktar ilaç enjekte edilerek o bölgenin grafisinin çekilmesidir.
  • Biyopsi. Dokudan bir parça alınarak tümör hücresi aranması işlemine biyopsi almak denir. Alınan parça patolog tarafından mikroskop altında incelenerek tümör hücreleri aranır. Beyin tümörünün kesin tanısı biyopsi ile konur.

Biyopsi üç şekilde alınabilir:

  1. İğne biyopsisi. Cerrah, kafatasında küçük bir delik açarak, oluşan aralıktan bir iğne aracılığıyla biyopsi alır.
  2. Stereotaktik biyopsi. CT veya MRI gibi bir görüntüleme cihazı yardımıyla, kafatasından açılan aralıktan iğne yardımıyla biyopsi almaktır.
  3. Cerrahi sırasında biyopsi. Bazen tümörün çıkartılması için yapılan ameliyat sırasında da dokudan biyopsi alınabilir.

Beyin tümörlerinin tedavisine nasıl karar verilir?

Beyin tümörü olan kişilerin çoğu var olan bütün tedavi seçenekleri ile ilgili ayrıntılı bilgi almak isterler. Ancak bu tanının getirdiği şok ve üzüntü, hekim ile görüşürken sorulmak istenen bir çok sorunun unutulması ile sonuçlanabilir. Bu nedenle hekimle görüşmeye gitmeden önce akla gelen soruların not alınması, bir yere yazılması ve görüşmeye götürülmesi iyi bir fikirdir. Ayrıca hastaların çoğu hekimle tedavi seçeneklerini görüşürken yanlarında arkadaş, akraba gibi bir yakınını götürmek isterler. Bu kişiler tedavi seçeneklerini düşünürken hekimin söylediklerini hatırlamada hastaya yardımcı olabilirler.

Beyin tümörünün tedavisiyle ilgilenen uzman hekimler beyin cerrahları, nöroonkologlar (beyin ve sinir sisteminin tümörlerinin tedavisi ile ilgilenen hekimlik dalı), tıbbi onkologlar (genel olarak vücuttaki tümörlerin tedavisi ile ilgilenen hekimlik dalı), radyasyon onkologlarıdır (vücuttaki tümörleri ışın vererek tedavi etmeye çalışan hekimlik dalı).

Uygulanacak tedavi, tümörün tipi, yeri, büyüklüğü ve ne kadar ilerlemiş olduğu ile yakından ilişkilidir. Bazı tümörlerde, kanser hücrelerinin omurilik sıvısının içinde bulunup bulunmaması da önem taşır.

Hastaların çoğu tedaviye başlamadan önce aşağıdaki soruları hekimleriyle tartışırlar:

  • Benim beyin tümörüm ne tip?
  • Bu tümör iyi huylu mu kötü huylu mu?
  • Tümör ne kadar ileri evrede?
  • Var olan tedavi seçenekleri nelerdir? Benim için hangisini öneriyorsunuz? Neden bu seçeneği öneriyorsunuz?
  • Bu tedavi seçeneklerinin her birinin yararları nelerdir?
  • Bu tedavi seçeneklerinin her birinin riskleri ve olası yan etkileri nelerdir?
  • Bu tedavi seçeneğinin bana maliyeti ne olacak?
  • Bu tedavi benim gündelik yaşantımı nasıl etkileyecek?

Beyin tümörlerinde tedavi seçenekleri nelerdir?

Tümörün tipine, yerine, büyüklüğüne ve ne kadar ilerlemiş olduğuna bağlı olarak cerrahi, radyasyon tedavisi veya kemoterapi (kanserin ilaçla tedavisi) seçenekleri vardır. Bazı durumlarda bu tedavi seçeneklerinden bazıları veya hepsi birlikte de kullanılabilir.

Bu seçeneklere ek olarak hastalığın herhangi bir evresinde hastalar, tümörün neden olduğu ağrıyı gidermek için, tedavinin yan etkilerinin giderilmesi için veya hastalığın neden olduğu duygudurum bozukluklarıyla başedebilmek için de tedavi gereksinimi duyabilirler. Bu tip tedaviye destekleyici tedavi adı verilir.

Beyin tümörlerinde cerrahi girişim nasıl yapılır?

Beyin tümörlerinin çoğu için cerrahi girişim, tercih edilen tedavi şeklidir. Kafatasının açılarak tedavinin yapıldığı ameliyat türüne kraniotomi adı verilir. Kraniotomi genel anestezi altında yapılır. Ameliyat başlamadan önce kişinin saçları kesilir. Daha sonra cerrah kafa derisinde bir kesi yaptıktan sonra özel bir kesici alet kullanarak kafatasından bir parça kemiği çıkarır. Açılan bu yoldan tümörün hepsi ya da bir kısmı çıkartıldıktan sonra bu kemik yerin konur ve kesi dikilir. Açılan bu yolun kapatılması için bazen kemiğin kendisi yerine metal ya da başka bir maddeden yapılmış olan materyaller de kullanılabilir.

Ameliyattan önce hastaların hekimlerine sordukları sorular genellikle şunlardır:

  • Ameliyattan sonra kendimi nasıl hissedeceğim?
  • Ağrım olacak mı? Ağrım olursa bunu nasıl gidereceksiniz?
  • Ameliyattan sonra ne kadar süreyle hastanede yatmam gerekecek?
  • Bu ameliyatın uzun süreli etkileri olacak mı? Kesilen saçım tekrar uzayacak mı? Kafatasımdan çıkartılacak olan kemik parçasının yerine başka bir madde kullanılırsa bunun yan etkileri olabilir mi?
  • Normal hayatıma ne zaman dönebileceğim?
  • Tamamen iyileşme şansım ne kadar?

Bazı durumlarda tümör ameliyat edilemez. Tümör beyin sapındaysa ya da ulaşılması zor bir diğer yerdeysa, etrafındaki normal beyin dokusunu zedelemeden tümörü çıkartmak mümkün olmayabilir. Bu durumdaki hastalara radyoterapi veya başka bir tedavi yöntemi önerilir.

Ameliyatın yan etkileri nelerdir?

Ameliyattan sonraki ilk birkaç gün içinde başağrısı ve genel bir rahatsızlık hissi sık rastlanan yakınmalardır. Başağrısı genellikle ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Ameliyattan sonra hastaların genel olarak halsiz ve yorgun hissetmelerine de sık rastlanır. Bu rahatsızlıkların geçme süresi hastadan hastaya değişir.

Daha nadir olan diğer yan etkilerden biri beyin ödemi gelişmesidir. Beyin dokusu içinde beyin omurilik sıvısı veya kan birikmesine beyin ödemi denir. Bu durumda hastalara steroid hormonları içeren bir takım ilaçlar verilebilir. Dışarıdan yapılan girişimlere rağmen beyin ödemi giderilemiyorsa ikinci bir ameliyatla hastanın beynine bir tüp takılması gerekebilir. Bu tüp cilt altından ilerletilerek karın içine ya da kalp içine gönderilir.

Ameliyattan sonra olabilecek bir diğer yan etki de enfeksiyondur. Bu durumda antibiyotikler kullanılır. Ameliyat sırasında normal beyin dokusu da zedelenebilir. Bu durumda düşünme, görme ya da konuşma ile ilgili sorunlar olabilir. Hastada kişilik değişiklikleri ortaya çıkabilir. Kişi havale geçirebilir. Bu sorunların çoğu zamanla azalır veya ortadan kalkabilir; ancak bazen bulgular kalıcı olabilir.

Beyin tümörlerinde radyasyon tedavisi nasıl yapılır?

Radyasyon tedavisi veya radyoterapi, tümör hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanma prensibine dayanır. Bu ışınlar x ışını, gamma ışını veya proton olabilir. Bu ışınlar büyük bir alet aracılığıyla tümörün bulunduğu noktaya ve hemen komşu dokulara verilirler. Bazı durumlarda tüm beyine veya omuriliğe de ışın vermek gerekebilir.

Radyasyon tedavisi genellikle ameliyattan sonra yapılır. Verilen radyasyon ameliyat bölgesinde kalmış olabilecek tümör hücrelerini öldürür. Bazen de ameliyat olamayan hastalar sadece ışın tedavisi görürler. Radyasyon tedavisinin nasıl yapılacağına her hasta için ayrıca karar verilir. Bu tedavi şeması tümörün tipine ve büyüklüğüne, ayrıca hastanın yaşına bağlıdır. Her bir tedavi oturumu birkaç dakika sürer.

Radyasyon tedavisi verilirken tümörün etrafındaki sağlam beyin dokusunu korumak için hekimler çeşitli önlemler alırlar.

Bunlar şöyle sıralanabilir:

  • Fraksiyonasyon. Radyasyon tedavisi genellikle haftada beş gün olmak üzere birkaç hafta süre ile uygulanır. Toplam alınması gereken dozun haftalara bölünerek uygulanması, tümörün çevresindeki sağlam dokunun korunması açısından tercih edilir.
  • Hiperfraksiyonasyon. Hasta bir gün içinde alması gereken dozu iki veya üçe bölünmüş olarak günde birkaç kerede alır.
  • Stereotaktik radyasyon tedavisi. İnce radyasyon ışınları tümöre değişik açılardan verilir. Bu işlemin yapılabilmesi için hastaya sert bir kask giydirilir. MRI veya CT kullanılarak tümörün yeri tam olarak saptanır. Bu terapide ışınlar bir seferde verilebileceği gibi birden çok ziyarette ardışık olarak da verilebilir.
  • 3 boyutlu konformal radyasyon tedavisi. Bilgisayarda tümör ve çevresindeki dokuların üç boyutlu bir görüntüsü elde edilir. Tümörün tam şekline göre ayarlanmış olan radyasyon ışınlarını hekim beyne gönderir. Radyasyon ışınlarının bu kadar incelikle ayarlanmış olması çevre dokulara olabilecek hasarı en aza indirir.
  • Proton ışını radyasyon tedavisi. Burada radyasyonun kaynağı x ışınları değil protonlardır. Hekim protonları tümöre doğru yönlendirir. Protonlar sağlıklı dokuyu zedelemeden içinden geçebilirler.

Radyasyon tedavisinden hastaların hekimlerine sordukları sorular genellikle şunlardır:

  • Neden bu tip bir tedaviye ihtiyacım var?
  • Bu tedavi ne zaman başlayacak? Ne zaman bitecek?
  • Tedavi sürdüğü sürece kendimi nasıl hissedeceğim? Bu tedavinin yan etkileri olacak mı?
  • Tedavi sürdüğü sürece benim yapmam gereken şeyler olacak mı?
  • Verilen tedavinin işe yarayıp yaramadığını nereden anlayacağız?
  • Tedavi süresince normal hayatıma devam edebilecek miyim?

Radyasyon tedavisinin yan etkileri nelerdir?

Bazı hastalarda tedavi sonrasındaki saatler içinde bulantı olabilir. Yorgunluk hissine de sık rastlanır. Hastaların dinlenmeleri önemli olmakla birlikte normal gündelik yaşantılarına devam etmeleri önemlidir. Radyasyon tedavisinden sonra sık rastlanan bir diğer yan etki saç dökülmesidir. Saçlar tedavinin bitiminden birkaç ay sonra tekrar uzamaya başlar. Radyasyon tedavisi verilen bölgedeki ciltte de bir takım değişiklikler görülebilir. Kafa derisi ve kulaklar kırmızı, kuru ve hassas hale gelebilirler. Bu cilt sorunları için hekimler rahatlatıcı önlemler önerebilir.

Bazen radyasyon tedavisi beyin dokusunda şişkinliğe neden olabilir. Bu durumda baş ağrısı ya da basınç hissi duyulabilir. Radyasyon sağlıklı beyin dokusunda hasara da neden olabilir. Bu duruma radyasyon nekrozu denir. Nekroz baş ağrısı, havale ve hatta ölüme bile neden olabilir.

Çocuklarda radyasyon, beyinde hasara neden olarak öğrenme sorunları veya büyüme ve gelişmede yavaşlamaya neden olabilir. Ayrıca küçük yaşta radyasyon tedavisi alan çocuklarda hayatlarının ilerki yıllarında ikincil tümör görülme riski artar. Bu nedenle çocuklarda radyasyon tedavisi yerine kemoterapinin kullanılması ile ilgili araştırmalar sürmektedir.

Beyin tümörlerinde ilaçla tedavi nasıl yapılır?

Kanser hücrelerini öldürmek için ilaç kullanılması işlemine kemoterapi adı verilir. Bazen bu ilaçlar beyin tümörlerinde de kullanılırlar. Kemoterapide kullanılan ilaçlar ağızdan veya damardan verilebilirler. Her iki yolda da verilen ilaç kana karışarak bütün bedende dolaşır. Kemoterapide kullanılan ilaçlar genellikle kürler halinde verilerek vücudun kendine gelmesi için fırsat tanınır.

Kemoterapi genellikle ayaktan poliklinik hizmeti şeklinde verilir. Bazı durumlarda da doktor muayenehanesinde ya da hastanın kendi evinde de verilebilir. Çok nadir durumlarda kişinin hastaneye yatması gerekebilir. Beyin tümörleri için kemoterapi genellikle çocuklara verilir. Erişkinler de cerrahi ve radyasyon tedavisi sonrasında kemoterapi alabilirler. Tekrarlayıcı türde kanseri olan bazı kişilerde beyin cerrahisi sırasında tümör çıkartıldıktan sonra, beyin dokusunun içine kemoterapi ilaçları içeren bir takım maddeler yerleştirilebilir. Bu maddeler birkaç hafta boyunca kemoterapi ilaçlarını yavaş bir şekilde serbestleştirirler, sonuçta da kendileri kaybolurlar. Bu ilaç kanser hücrelerini öldürür.

Kemoterapi ile ilgili hastaların hekimlerine sordukları sorular genellikle şunlardır:

  • Bu tip tedaviye neden ihtiyacım var?
  • Bu tedavi nasıl işe yarayacak?
  • Yan etkileri olacak mı? Bu yan etkilerle nasıl baş edebileceğim?
  • Tedaviye ne zaman başlanacak? Ne zaman bitecek?
  • Ne sıklıkla kontrole gelmem gerekecek?
Share:
Whatsapp
Türkiye Beyin Vakfı